• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Kavitasyon Yöntemi

Geçtiğimiz hafta kavitasyon yöntemi ile bölgesel zayıflama kürlerine başladım. Sevgili site sahibimiz gibi bu konularda “her şeyi bilen” ve bizim için şahane kalori cetvelleri hazırlayan bir kişinin bile teknikten henüz haberdar olmaması kolları sıvayıp bu yazıyı hazırlamama neden oldu.
 
Kavitasyon yöntemi aslında vücudumuzdaki farklı hücrelerin üzerlerine gönderilen ses dalgalarına farklı tepkiler vermesi temeline dayanıyor. Belirli bir frekanstaki ses dalgası (ultra-sound=ultrason) vücuda verildiği zaman sadece yağ hücrelerini etkiliyor. Aslında çok da kırılgan olmadıklarını tecrübelerimiz ve kalçalarımızdaki ısrarcı selülitler sayesinde bildiğimiz yağ hücreleri, bu sesi “duyunca” patlayıveriyorlar. Çünkü ses titreşimi hücrelerin içinde basınç değişimine ve dolayısıyla küçük kabarcıklar oluşmasına sebep oluyor ve hücre bu kabarcıkların varlığına dayanamıyor. Patlayan hücre parçalarının ve yağların atılması için de vücudumuzdaki lenf dolaşım sistemi devreye giriyor. Ortamdaki çeri çöpü temizleyip idrarla atılmasını sağlıyor. Sonrasında da içi boşalan derimiz sarkmasın diye onu toparlayacak bir uygulama yapılıyor. RED adı verilen ısı petleriyle yapılan bu uygulama cildin gerginliğini arttırıyor. Bu yöntemin bütününe “kavitasyonla bölgesel zayıflama adı veriliyor.
 
İşin teorisi böyle, peki ya iş ciddiye binince ne oluyor? İlk önce internetten bol bol araştırma yapıp bu yöntemin ne menem bir şey olduğunu anlamaya çalışıyorsunuz (tahminimce sen bu noktadasın ey okuyucu). Sonra yine internetten araştırma yaparak ve bilumum tanıdıklara haber salarak uygun merkez/uygun fiyat araştırmasını yapıyorsunuz. Araştırmanın ilk aşamasında bir internette dolanan fiyatlara bakıyorsunuz, bir cüzdanınıza; boşa koysanız dolmuyor, doluya koysanız almıyor. Sonra bir mucize gerçekleşiyor ve bir anda hem kesenize hem içinize sinen bir yer bulup randevu alıyorsunuz (isteyenler site yöneticisine mesaj göndererek detaylı bilgilere ulaşabilirler). Ve büyük ihtimalle randevu alırken sizi bol su içmeniz konusunda tembihliyorlar.
 
Merkeze gittiğimde beni uygulamayı yapacak güzellik uzmanı Yıldız Hanım karşıladı. İçeri girerken giymem için galoş verdiler (ilk olumlu puan: artı bir). Her zayıflama girişiminden önce yapılan boy, kilo, hormonal bozukluk, kullanılan ilaçlar, yaş ve ben benzeri sorgulama tamamlandıktan sonra teknikle ilgili detaylı bilgi aldım. Yıldız hanım konu ile ilgili son derece açık ve net bilgiler verdi. 12 seanslık bir paket satın aldım. Bu paketi belirli bölgelere yoğunlaştırmamızın daha iyi olacağını, böylece her yerden yarım yamalak sonuç alacağımıza odaklandığımız bölgelerden tam sonuç almamızın mümkün olacağını söyledi. Ben “bacak, kalça, ay bi de baldırlarla basenler var…” diye başlayıp nereye yapılmasının en iyi olacağına karar veremezken “başlayıp görmeye” karar verdik. Uygulamanın yapıldığı odada beni tek kullanımlık bir iç çamaşırı bekliyordu. Meğerse uygulama yapılırken jel kullanılıyormuş, çamaşırımız jelle kirlenmesin diye onlar böyle bir güzellik yapıyorlarmış (artı iki). Manzarayı gördükten sonra öncelikle bacak ve kalça çalışmaya, çok kısa süreyle de baldırlara dokunmaya karar verdik. İlk önce ölçümler alındı ve bir kenara not edildi, sonra uzandım ve jele bulandım. Yıldız hanım, kavitasyon uygulamasının ilk aşaması olarak ultrason başlığını jel üzerinden uygulama bölgesinde gezdirmeye başladı. Ultrason başlığı şu doktorların kullandığı başlığın çok benzeri bir şey. Bu aşamada normal insanların ultrason titreşimlerini duyabilmesi gerekiyormuş, ama benim yağ tabakalarım üzerinize afiyet biraz yoğun olduğu için ben sesi duymakta zorlandım. Ancak Yıldız Hanım yağlarıma karşılık onun bileği ve benim bacağımı ortaya koyduktan sonra şiddetli basınç altında kulağımda olması gereken çınlama başladı. Yönteme acısız diyorlar ya, halt etmişler. Onların yağ katmanları benimki kadar yoğun olsun, bacaklarına ultrason başlığıyla 90 mmHg basınç yapılsın, buna ondan sonra karar versinler. Yaklaşık 10 dakika kadar çınlama duydum-duymadım oyunu oynadıktan sonra ikinci bir ultrason başlığı ortaya çıktı. Bu ikinci başlık, daha derindeki yağlara ulaşacak bir ses frekansı veriyormuş ve bunda ses falan duyman gerekmiyormuş. Daha az sarsıcı geçen bu ikinci aşamadan sonra bu seansta kırılabilecek tüm yağların gerektiği gibi kırılmış ve artık bu pisliği ortadan kaldırma zamanının gelmişti. Asıl bomba bu noktada patladı. Ultrason uygulamasını yapan bu cihazın, lenf dolaşımını hızlandırmak için “lenf drenaj sistemi” denilen bir başlığı daha varmış. Bu başlık yuvarlak ve etrafında bir çember şeklinde bilyeler var. Sistem çalışırken bu bilyelerin arasından mavi bir ışık çıkıyor.  Başlık dört şey yapıyor: 1. Ortada kalan boş bölgede vakum yapıyor ve uygulayan kişi bacağınızı emen bu başlığı bacağınızın üstünde gezdiriyor.  2. Bilyeler hem bu gezintiyi sözüm ona kolaylaştırıyor, hem de masaj yapıyor. 3. Mavi ışık lenf dolaşımını uyarıyor. 4. Başlık tüm parçalarıyla birlikte size İŞKENCE YAPIYOR!! Bacağımı flöp diye emen bu aletin bacağımın üstünde gezmesi tam anlamıyla bir işkenceydi. Ben uygulama sırasında “nasıl bir manyak kendine bunları yaptırmak için üstüne para verir!” derken Yıldız Hanım beni az sonra göreceğimiz sonucun buna değeceğine inandırmaya ve moral vermeye çalışıyordu. Meğerse benim gibi bol yağlı ve teni çok da gergin olmayan kişilerde bu vakum aleti biraz daha acılı olabiliyormuş zira bulduğu her şeyi içine çekmeye programlanmış bir alet olarak içeri çekecek daha fazla şey bulabiliyormuş. Bacağımda  bulunan kılcal varislerin olduğu bölgelere lef drenaj uygulanmadı çünkü bu vakumun o damarları çatlatma ihtimali varmış. Aynı işlemler arka tarafta da tekrarlandıktan sonra (lenf drenaj kısmı daha az acılı oldu, güzel sürpriz!) 4 adet ısı pedi vücudumun en gevşek olduğu düşünülen yerlerine yerleştirildi ve mavi ışıklarını saçarak cildimi sıkıştırdılar. Ben adı üstünde diye sıcaklık hissetmeyi bekliyordum ama öyle bir şey olmadı. Sadece mavi bir ışık vardı. En son cila olarak da otobüs mola yerlerinde bulunan bacak masajı aletlerine benzer bir aletin üstüne çıkarttılar. Ayağımın altındaki platform sağa sola değişen hızlarla sallanıyor, bu arada da tüm vücudum çalkalanıyordu. Bu seansın cilasıymış meğerse. Tüm kasların toparlanması için faideli bir şeymiş.
 
Lenf drenajdan sonra seansın ortasında iki kere çok susadım ve su istedim ve işlemin sonuna kadar tuvalete gitmemek için zor bekledim. Oysa ki seanstan hemen önce tuvalete girip başlamıştım. Bu iyiye işaret oldu benim için, zira lenf dolaşımımın hızlanmasının tuvaletimi getirmesi çok doğal. İşlem sonunda ikinci ölçüm yapıldı ve benim sonucum: kalçadan 1 cm, bacaklardan 2 cm!! Bir sonraki seansın randevusu alınırken dikkat edilmesi gereken şeyler arasında mensturasyon tarihi de vardı, zira uygulama kanamayı arttırdığı için o dönemlerde seans yapılmıyormuş. Bir hafta sonrası için randevulaştık ve bundan sonra haftada iki kere buluşmaya karar verdik. Aslında çok da birlikte karar verdik sayılmaz, öyle olması gerekiyormuş. Ben haftada bir gelirsem 12 seansın sonunda daha fazla incelme ihtimalimin olup olmadığını sordum, bir şey değişmiyormuş. Yağ oranı düşük olan kişiler için haftada bir uygulanabiliyormuş, benim için değil.
 
Bu uygulama sırasında karbonhidratı az tüketip yağı azaltırsam – kısacası çenemi tutarsam – faydası daha fazla olurmuş. Fazla kaçırırsam da bir sonraki seansa kadar verdiğim santimler geri gelebilirmiş. Bu nazik tehdidi ve bir sonraki randevumu aldıktan sonra eve gittim. Akşam evde bacaklarım ağrıyordu ve hafif morluklar olmuştu. Normalmiş, alışkın olmayan bünyede böyle duruyormuş. 9.30da uyumam ve yorgun olmam da gayet doğalmış. Kavitasyon işlemine başlamayı spora yeni başlamaya benzetti Yıldız Hanım,  ilk başlarda biraz sarsması beklenen bir sonuçmuş. Yorgunluk hissinin dışında bütün akşam çölden yeni dönmüş gibi su içtim, bu beklenmenin ötesinde istenen bir şey zira su olmazsa parçalanan yağların kalanını atmam mümkün değil. Ben umutluyum ve verdiğim paraya ve çektiğim işkenceye değeceğini düşünüyorum. Ama kafamda bir soru işaret var, hani şu yıllarca aynı şeyi isteyip de ulaşınca inanamayanların soru işaretlerinden: “Pardon, siz gerçek misiniz, hakikaten sadece yatarak zayıflanabiliyor mu?!”
 
Yazan: Özlem ERTEKİN

Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam331
Toplam Ziyaret2881502
Giyinme Odası Search
Özel Arama
Mühendis Hatun
 Mühendis Hatun